Archive for the 'sağlık bilgisi' Category



zayıflama yöntemleri

Pazar 7 Mart 2010 @ 2:12 am


Son dönemde pek çok kiÅŸiden,”Eyvah bir türlü zayıflayamıyorum”Ne yapsam olmuyor,aç yaşıyorum ama bir türlü kilo veremiyorum”Gibi konuÅŸmaları çok duyar olduk.”Gerçekten de su içsem yarıyor”Veya bir türlü kilo veremiyorum,aman benim kilo vermem imkansız,gibi bir durum söz konusu ola bilirmi yoksa bu kiÅŸiler farkında olmadan bazı gerçekleri atlıyorlarmı? veya farkında olmadan bazı hatalarmı yapıyorlar? Eger sizde bir türlü kilo veremediÄŸini düşünenlerdensiniz bu yazıyı dikkatli okuyun ve bir kez daha doÄŸru hareket edip etmediÄŸinizden emin olun.Eger kilo vermediÄŸinizi düşünüyosanız.

1-)YARDIM ALMAKTAN ÇEKİNME::Öncelikli olarak bu konuda deneyimli bir hekime baş vurun.Tiroid fonksiyon testleri HOMA insülin direnci,hemoglobinA1C gibi son aylardaki şeker ortalması,tiroid antikorları,açlık kan şekeri,demir,depo demir,kan sayımı,kan yağları,ürik asit,kanda proteinler,alerji testleri,kara ciğer fonksiyon testleri,üre kretinin,tam idrar tahlili,C-peptir gibi bazı tahlilleri yaptırmanızda yarar var.Pek çok kişi az yer,ama kilı veremez.Oysa bunun altından gizli bir şeker hastalığı,insülin direnci yada guatr gibi bir durum ortaya cıkabilir.

2-)AÇABA YETERİNCE HAREKET EDİYORMUSUNUZ YADA ÇOK HAREKET ETTİĞİNİZİMİ DÜŞÜNÜYOSUNUZ? Türk toplumu olarak son dönemde iÄŸice tenbelleÅŸmeye ve az hareket etmeye baÅŸladık çoÄŸu kimse gerçekci olarak ne kadar hareket etdiÄŸini deyerlendirmiyor.Bazı hastalar çok hareket etdiÄŸini ama sorulduÄŸunda ise ev iÅŸi yaptıkları,yanlızca markete gidip geldikleri ve ufak tefek hareketler dışında ciddi hareket yapmadıkları ortaya çıkıyor.Eyer kalori tüketmek yaÄŸ yakmak istiyorsanız günde ortalama 1 saat kadar tenpolu yürüyüş yada buna muadil egzersiz yapmanız gerekir.Siz sabah biraz erken kalkıp egzersiz yaparsanız ondan sonraki  haraketler kilo vermenize ve kalori tüketmenize yardımcı olur.Hiç spor yapmıyorsanız,ozaman sabah ve akÅŸam en az 10”ar dakika ip atlayın.Kendinize bir adet pedometre yani adım ölcer alın ve akÅŸama kadar yaklaşık 10 bin adım atmayı hedefleyin.

3-)GERÇEKTEN AZMI YİYORSUNUZ YADA AZ YEDİĞİNİZİMİ ZANNEDİYOSUNUZ?:Yine pek çok kişi bir şey yemiyorum su içsem yarıyor derler.Galiba ben o gruptanım der.Sizde az yediğinizi zannediyorsanız lütfen 1 gün boyunca yediğiniz veya içtiğiniz herşeyin bire bir aynısını mutfak masasının üzerine koyun.Akşama kadar miğdenize atdığınız herşeyin aynasından masanızda biriktirmeye başlayın.Örneyin sabah çağınıza iki şekermi attınız,bir bardak çaymı içtiniz.Masanın üzerine bir bardak çay ve iki şeker koyun.İki dilim ekmek ve 1 kaşık reçel,1 salatalık, biraz maydonoz,bir tavuk butu,4-5 kaşık pilav,1 tabak zeytin yağlı,4 kayısı,3bisküvi,bir dilim kek,4 köfte,biraz makarna,bir kase yoğurt,bir tabak salata,biraz kabak çekirdeği,5-6 bardak çay,yanında birer şeker,1 kola,1meşrubat,bir parça çikolata derken orta boy bir mutfak masasının neredeyse tepeleme dolduğunu göreçek ve hayretler içinde kalaçaksınız.Lütfen sabahtan gece yatana kadar yediğiniz ve içtiğiniz herşeyin,kahveye atdığınız şeker ve kremadan,yemeklere kattıgınız sıvı sağı kadar herşeyin aynısını biriktirin.Hiç birşeyi yemediğinizi zannederken miğdenize ne kadar çok gıdanın girdiğini görün.Aman allahım bu kadar yiğiceği benmi yedim? diyeçeksiniz

4-)GİZLİ DEPRESYONDA OLA BİLİRSİNİZ?:Azımsanmayaçak bir oranda da,kilo veremeyen kişilerde gizli depresyon ola bilir.Yine günümüzde yogun strese bağlı olarak bedenin işleyişi deyişebilmekte,stres altında olan fizyoleji bu durum uzadığı zaman özellikle göbek ve bel civarında yağ depolamaya başlamakta ve metabolizma yavaşlayabilmekte.Böyle durumlarda iyi bir psikoterapinin,sarı kantaron haplarının ve bol güneş ışığının yararı ola bilir.

5-)İLAÇ KULLANIMI::Eger bazı ilaçları kullanıyorsanız metabolizmanız yavaşlaya bilir ve gayret etmenize rağmen çok zor kilo vere bilir hatda tersine kilo alabilirsiniz.Kortizon,bazı diyer hormon preparatları,anti depresanlar ve bazı diğer psikiyatri ilaçları tirodi yavaşlatmak için kullanılan ilaçlar ve daha pek çok kimyasal maddeler metabolizmada yavaşlamaya,su tutmaya, ve yağ dokusunda artış eylimine yol aça bilir.Sizde kilo vermekte zorlanıyorsanız ve kimyasal ilaçları kullanıyorsanız mutlaka hekime danışın.Gerekiyosa kullandığınız ilaçın dozunu azaltılması veya cinsinin değiştirilmesini taleb edin.Bazı ilaçlar ise aldırmasa bile işdahı açarak dolaylı olarakta kilo alımına yol aça bilir.Bazı kişilerde Bvitaminleri veya alerji ahpları bu tarz bir duruma yol açabilir.

6-)İÇECEKLERE DİKKAT!Pek çok kiÅŸinin dikkati kilo alınımında genelde yiyeçeklere yöneliktir.Oysa bazen içeceklerle aldığımız kalori yada yaÄŸ miktarı yiyeçeklerle aldığımız yaÄŸ ve kalori miktarının önüne gece bilir.Örneyin ben hiç biÅŸey yemiyorumki ”Diyen kiÅŸiler tıbbı acıdan sorgulandığında gerçektende az yediklerini ama ÅŸekerli kahve,çay,kola,meÅŸrubat,kremalı kahve ve yaÄŸlı ayran gibi ciddi kalori bombardımanı içeceklerin bol tükettikleri saptanıyor.Size yine minik bir deney.Bir kücük ÅŸiÅŸe kolada yaklaşık 6 küp kesme ÅŸeker var.Günde 1 kola içiyorsanız 6 küp kesme ÅŸeker etti.Diyelimki gün boyunca 5 çay içtiniz.As  ÅŸekerli içiyorsanız ve sadece 1 kesme ÅŸeker attınız,etti 11, o gün sadece iki tane kahve içtiniz, onlarada 1”er küp kesme ÅŸeker attınız,etti 13.Bir bardakta ÅŸeker eklenmiÅŸ meyve sularından içtiniz,yaklaşık 20 küp kesme ÅŸeker etti.20 Küp kesme ÅŸekeri 2 avcunuza doldurun ve bu kadar ÅŸekeri yakmak için o gün ekstıradan en az 1,5 saat daha spor yapmanız gerktiÄŸini hatırlayın bir orta boy cafe latte”de 270kalori olduÄŸunu biliyormusunuz? bu pek çok saÄŸlıklı yemeÄŸin bir porsiyonundan daha yüksek kalori DEYERİDİR

7-)ÖĞÜN ATLIYORMUSUNUZ?: Öğün atlıyorsanız kötü.Çünkü bitün güna ç kalıp akşam geç ve ağır yiyen bir kişede düşük akn şekerini ve uzun süren açlığı beden bir tehtit olarak algılar ve yediğini suratle yağ olarak depolama eylimine girer.Bu nedenle asla kan şekerini düşürmeyin.Gün içinde 3 ana 3-4 de ara ögün yaparak kan şekerini dengeleyin.Asla stres altında,yüksek sesle muzik sıgara dumanı, tartışma ortamı içinde yemek yememeye gayret edin.Aslında kilo veremiyorsanız daha başka faktörlerde var ama ben size en önemlilerini sıraladım.Şimdi bir kez daha düşünün.Gerçekten bu kuralları uyguluyormsunuz karar verin.




memekanseri

Cuma 5 Mart 2010 @ 2:30 am

Meme kanseri riskini doğru beslenerek azaltın.Meme kanserinin beslenme ile çok önemli ilişkisi var.Sebze ve meyveden zengin beselnmek,ağır yağlı yiyeceklerden uzak durmak,günlük gıda alımına C vitamini ve beta karoten gibi antioksidanların eklenmesi koruyucu olabilir.

MEME KANSERİ NEDİR??Meme,süt bezleri ve burada öretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur.Bu süt bezleri ve kanlaları döşeyen hücrelerin konturol dışı çogalmalarına meme kanseri denir.

MEME KANSERİ SIK GÖRÜLÜRMÜ??Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor.Son 20-30 yılda meme kanseri vakaları 2 katına çıkmasına rağmen,ölüm oranı artmıyor.Çünkü mamografı sayesinde erken teşhis edilen hastalık,ölümcül  hale gelmeden tedavi ediliyor.

MEME KANSERİ NEDEN BUKADAR YAYGIN??Elektronik aletler cep telefonları,böcek ilaçları,plastikler,deterjanlar,ostrojen hormonunu taklit eden kozmatikler,metaller,mobilya cilaları,gazete-dergi kagıdındaki boyalar,fast food(hazır yiyecekler),aşırı ÅŸiÅŸmanlık,hormonlu gidalar,erken ergenlik,erken menepoz,alkol,sıgara kullanımı… BÜtün bunlar meme kanserinin sıklığını artırıyor.

DOĞOM KONTROL HAPLARI MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTTIRIYORMU??Menopoz belirtilerinin önlenmesi için kullanılan hormonlar da riski arttırıyor.Menopozlu kadınlarda kilo alımına çok dikkat etmek lazım.Çünkü menopozlu kadınlarda östrojen hormonu yağ dokusunda birikip kansere zemin hazırlar.

AİLESİNDE MEME KANSERİ OLANLARIN RİSKİ ÇOKMU YÜKSEK??Her 100 meme kanserli kadından 5-7 sinin yakın akrabalarında meme kanseri öyküsü var.Ailesel kanseri olanlarda yumurtalık kanseri riski de yüksek.Bu nedenle sıkı takip edilmeleri gerekir.Anne,kız kardeş,teyze,hala gibi yakınlarında meme kanseri olanlar meme muayenesine 18,memografiye 25 yaşında başlamalı,30-35 yaşından itibarende 6 ayda bir kadın doğum muayenesinden geçmeli,gerekirse tümörü gösteren kan testlerini (ca12 5 ve ca 15 3) yaptırmalı.

MEME KANSERİ EN ÇOK HANGİ KADINLARI TEHDİT EDİYOR??40 Yaş üstü kadınlarda meme kanseri 3 kat daha fazla görülüyor.Aile öyküsü olanlarda bu risk 11 kata çıkıyor.Meme biyopsisinde atipik hiperplazi (kansere dönüşme ihtimali olan hçreler)olanlar ve daha önce diğer memesinde kanser çıkanlarda da risk çok yüksek.31 yaşından sonra doğum yapanlarda,ilk doğumunu 18 yaşından önce yapan kadınlara göre meme kanseri gelişme ihtimali 4 kat daha fazla.

KİMLER ORTA DERECELİ RİSKLİ KABUL EDİLİR??Menopoz nedeniyle hormon replasman tedavisi olanlar,doğum konturol hapı kullananlar,erken adet görenler,geç menopoza girenler,ailede yumurtalık,rahim ve bağırsak kanseri hikayesi olanlar,diyabet hastaları ve alkol kullananlar orta derecede risk taşır.67 Bin vakalık bir çalişmada 3 kadeh içkinin meme kanseri riskini yüzde 30 artırdığı görülmüş.Yine 320 bin kişi üzerinde yapılan bir çalışma, 1 kadeh içkinin meme kanserine yakalanma olasılığının yüzde 10 -15 oranında arttırdığını ortaya koymuş.

MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTAN FAKTÖRLER?? 18 Yaşından önce doğum yapanlarda,37 yaşından önce jinokolojik amaliyat nedeniyle yumurtalıkları alınan kadınlarda meme kanseri daha az görülür.Yogun egzersiz ve jimlastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı gözlenmiş.Meme kanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi var.Sebze ve meyveden zengin beslenme,ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulması,günlük gıda alımına C vitamini,beta karoten gibi antıtoksidanların eklenmesi koruyucudur.

KENSER 10 YIL İÇİNDE GRİP GİBİ TEDAVİ EDİLECEK.

P 53”ÜN BULUNMASI KANSERDE DEVRİM::Gen(canlıların her türlü özelliklerini belirleyen katılım maddesini en kücük birimi) çalışmaları sayesinde 10 yaşındaki bir çocuk incelendiÄŸinde ona 45 yaşına geldiÄŸinde kansere yakalana bilirsin”deneçek ve önlem alması saÄŸlanaçak. P 53 diye adlandırılan bir gen bulundu.P 53 kanserli hücrelere intihar etmesini emrediyor.İleride bu özellikteki genleri kanser hastasına vererek sorun kökten çözülecek.

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ BİTİYOR::Kanserli hücreleri öldürmek için kulanılan kemoterapi vücudun sağlam hücrelerinede zarar veriyor.Hedefe yönelik geliştirilen yeni ilaçlar kanser hüçrelerini bulup onları yok ediyor.Böylece hastada hiçbir yan etki ortaya çıkmıyor.Bu ilaçlar lenf bezi kanserinde ömrü çok uzatıyor.Akçiğer kanserinde mucize yaratdı.Kısa bir süre sonra bütün kanser türlerinde bu ilaçlar kullana bileçek.

ERKEN TEÅžHİS İMKANLARI ÇOK ARTTI::Kemoterapi ilaçlarının yüzde 80′i artık ağızdan alınabiliyor.Etkisi de eskiye göre çok daha yüksek.Yeni teÅŸhis yöntemelri sayesinde kanser artık çok çok erken safhada tespit ediliyor.Bu hastaların tamamı tedavi edile biliyor.Yeni radyo terapi cihazları sayesinde bazı tümörler narkozsuz kansızve aÄŸrısız çıkarılabiliyor…




çocuklar nasıl beslenmeli

Salı 2 Mart 2010 @ 9:54 pm

  • Çocukların yeme içme alışkanları bizden farklıdır ama nedense biz büyükler bu farklılığı görmezden geliriz. ”Bizi” deyince yanlız anne bablardan bahsetmiyorum.Ögretmenler,okul yöneticileri,besin endüstrisi,yiyeçek içeçek ve tabii ki medya da dahil.Çocuklarımız iyi meslemek bizim sorumluluÄŸumuz.Kötü yada iyi yeme alışkanlıkları,saÄŸlıksız yada saÄŸlıklı besinleri seçme eglimleri,genelde yetiÅŸkinlikte de devam eder.İşte bu nedenle neyi,nezaman yapacağımız yada yapmayacağımız önereceÄŸimiz yada yasaklayacağımız doÄŸru ve yanlış seçimler için onlara nasıl yardımcı olacağımız konusunda bizimde bazı bilgilere ihtiyacımız var.Bu haftayı”Çocuklarıma saÄŸlıklı yiyecek içeçekleri nası yediririm,onu daha iyi nası beslerim?’’sorusuna yanıt vermeyi ayırdık.Hangi yaÅŸta olursa olsunlar çocuk ve gençlerin saÄŸlıklı büyüyüp geliÅŸmeleri için iyi besinlere ihtiyaçları var.Atılaçak ilk adım onların bizden farklı olduklarını anlaya bilmek ve isteklerine saygı göstermekle baÅŸlıyor.Tecrübe ve bilgilerimize dayalı,goÄŸru ve haklı bazı isteklerimizden,temel bazı kurallardan tabii ki vaz geçmek zorunda deyiliz.Ama besinleri onların isteklerine uygun hazırlamak,yemek için dığru zaman ve yer seçmek,besin seçimlerinde onların düşünce,beklenti ve agız tatlarına saygı göstermek,yani onlarıda dinlemek gerek.Çocuklarımız için lezzetli ve saÄŸlıklı bir meslenme planı nası oluÅŸduracagız?Böyle bir planı evde-okulda veya tatilde nası sürdüre bileceÄŸiz? bu sorulara doÄŸru cevaplar vermek için her anne-babanın,her okul yöneticisinin yada ögretmenin görevi.Çünkü onlara geleceye hazırlamak yanlızca doÄŸru bilgiler aktarmakla,yani iyi eyitmekle ilgili deyil.DoÄŸru beslenme alışkanlıkları edilmeleri içinde yardımcı olmanız gerekiyor.Çocuklar için doÄŸru bir beslenme süreci oluÅŸdurmanın pek çok aÅŸaması var.Bu süreç evde baÅŸlıyor,okulda devam ediyor.Yola onlara doÄŸru örnekler olmakla,iyi bir rehberlik ve yol arkadaÅŸlığı yaparak çıkmak gerekiyor.SaÄŸlıklı ve lezzetli beslenme yolculuÄŸu okuldada devam ediyor.Genel olarak da hayat yolculugunun sonraki aÅŸamalarında yavaÅŸ yavaÅŸ geliÅŸiyor.
  • İŞTAH DALGALANMALARI SIKTIR:
  • Çocukların tıpkı sizin gibi gün içinde yada günden güne deyiÅŸen,hatta her yemek için farklı ola bilen iÅŸtah dalgalanmaları yaÅŸaya bilecekleri aklınızda bulunsun.Hergün,her ögün aynı iÅŸtahta olmaya bilirler.Sevdikleri yiyecekleri görünce daha iÅŸtahlı olurlar.Ayrıca büyüme sıçraması diye tanımlanan özel dönemlerde besin alımlarını artdırırlar.Bu sıçramaların zaman ergenlik döneminin baÅŸlangıcıdır.Erkekler için 12-16,kızlar için 10-14 yaÅŸ arası büyüme sıçramalrının olduÄŸu dönemlerdir.Bu dönemlerde iÅŸtahlarının önçekinden daha farklı olması beklenir.Bu yaÅŸ aralıklarında besÅŸlenmelerine daha fazla itina gösterilmesi tavsiye edilir.
  • ÇOCUKLARINIZI MASADA YEMEYE ALIÅžTIRIN!!
  • AraÅŸtırmalar,aileyle yada arkadaÅŸlarla birlikte masada yemek tüketmenin saÄŸlıklı beslenmenin en önemli parçası olduÄŸunu gösteriyor.Ayakta dururken,yürürken,yataga uzanmış heldeyken,masa başında bilgisayar oyunalarıyla meÅŸgul yada ders çalışırken ailenin sıcak ve duygusal ortamında uzak,yanlız,tek başına yiyeçek tüketmenin beslenme açısından bir çok mahsurları var.Bu tip beslenme en azından kalori tüketimini artdırıyor.
  •                         10 TEMEL ÖNERİ
  • 1-)Yiyecek-içeçekleri ödül olarak kullanmayın.Onların çikolata,gozoz,browniyle kandırmayın!
  • 2-)Belirli bir besini mutlaka yemeleri konusunda ısrarcı olmayın.
  • 3-)Her koÅŸulda olumlu olmaya çalışın.ÖnerdiÄŸiniz yiyeceÄŸin,içeçeÄŸin saÄŸlıga faydaları yanında baÅŸka özelliklerinide ön plana çıkarın,konuÅŸun anlatın..
  • 4-)ÇocuÄŸunuzun hangi yanlışları tekrar tekrar yaptığını bilirleyin.Bu yanlışların zamanla azalıp azalmıcağını izleyin.DeÄŸiÅŸtirmek istediÄŸiniz noktaların neler olduÄŸunu saptayın ve üzerine gidin.
  • 5-)Kafanızın karıştığı noktalarda doktorunuzla konuÅŸun.Özellikle 6 yaÅŸ altındaki çocukların beslenmelerinde çocuk saÄŸlıgı uzmanları en doÄŸru yol göstericiniz olacaktır.
  • 6-)Çok fazla ÅŸekerle yiyeçek tüketmelerini engel olun.
  • 7-)Belirli yiyecek içeçeklerin saklamak yada saklamanın ters tepe bileceÄŸini ve çok arzu edilen besinler haline gele bileceÄŸini aklınızdan çıkarmayın.
  • 8-)6 YaÅŸ sonrasında porsiyon büyüklüğü kavramını ögretmeye baÅŸlayın.
  • 9-)Mümkün olduÄŸu kadar iÅŸlenmemiÅŸ paketlenmemiÅŸ doÄŸal hatda organik yiyeçek ve içeçeklerle beslenmelerine özen gösterin.
  • 10-)Sadece evde iyi beslemeniz yetmez,okul ve oyun süreçlerinde neleri yiyip içtiÄŸini de izlemeyi ihmal etmeyin.
  • AÇLIK İŞARETLERİ FARKLI:
  • Çocukların açlık iaÅŸretleride yetiÅŸkinlerden farklıdır.Onlar sadece ana ögünlerde deyil,acıktıkça yemeye egilimlidir.Tıka basa yemek yerine yanlızca açlıklarını giderecek kadar yemeye ihtiyaç duyarlar.Doyduklarını gösteren en önemli iÅŸaretse yemekle oynamaya,baÅŸka ÅŸeylerle ilgilendirmeye baÅŸladıkları zamandır.Bu türden iÅŸaretlerin neler olduÄŸunu anlamaya çalışın ve yemeÄŸi yada onları masadan uzaklaÅŸdırın.
  • ÇABUK DOYARLAR:
  • YetiÅŸkin porsiyonlarının çocukların iÅŸtah kapasitelerini aÅŸabilecegini unutmamalısınız.Çocuklarınızın miÄŸdeleri sizin porsuyonlarınızı tüketecek büyüklükte deyildir.Onlara tükete bileceklerinden daha az besin vermeyi kural haline getirin.Daha fazlasını onların istemelerine saÄŸlayın.Hatda biraz sabırlı olun,üstelemelerinin,zorlamalarını bekleyin….



kaslarda kramp

Pazartesi 1 Mart 2010 @ 10:15 pm

kaslarda kramp

Kaslara söz geçmediği an kramp.Genellikle sabaha karşı,şiddetli bir acıyla bizi uykudan uyandıran kramplar,aslında çoğumuzun yabancısı olmadığı bir sıkıntıdır.Krampların çoğu ciddi promlemlere dayanamz,günlük yorgunluk veya benzeri sebeblerden kaynaklanır.Bazı krampların arkasında ise çeşitli hastalıklara dayanan sebebler ola bilir.Bu nedenle tekrarlanması veya uzun sürmesi halinda doktorunuzla görüşmenizde yarar vardır.

İSTEM DIÅžI KASILMA:Kramplar,çok yaygın oldukları helde haklarında az ÅŸey bildiÄŸimiz durumlardır.İnsanların yüzde 95”i yaÅŸamlarında en az bir kez geçirmiÅŸdir.Kramp,bir kas yada kasın içindeki bir kas grubunun istem dışı olarak kasılmasıdır.Kramp sırasında tutulan kasta,gözle görüle bilen yada dokunmakla hissedilen sertliÅŸ oluÅŸur.Çok aÄŸrılıdır,yapılan aktıvitenin kesilmesine neden olur ve kramp sırasında tutulan kas kullanılamaz.Bir kaç saniyeden 15 dakikaya kadar,nadiren daha uzun sürer.İstiharat yada akyivite sırasında görüle bilir.İstiharat krampları daha yayagın olup sıklıkla gece,uyku sırasında görüldüğünden gece karmpları diyede atlandırılır.Genellikle baldır ve ayak kasları tutulur.Çok aÄŸrılıdır ve uykudan uyandırır.Gecede bir kaç kez tekrarlana bilir.Gerçek nedeni bilinmiyor,ançak bu kramplar yatarken kasın kasılmasına neden olan bazı hareketlerin yapılmasıyla tetiklenir.Bazı hastalar,soÄŸuk ve yoÄŸun günlük aktivitenin krampları tetiklediÄŸini belirtir.

  • KESİN NEDENİ BİLİNMİYOR:Krampların kesin nedeni bulunamıyor,aÅŸÅŸadakiler öncelikle akla gelenler
  • Terleme yada solunum yoluÄŸla aşırı sıvı ve elektrolit kaybına neden olan egzersizler bazen kramp nedeni ola bilir.
  • İdrar söktürücü ilaç kullanılmada,eger kaybedilen sıvı ve elektrolitler besin yoluyla yerine konmazsa,krampa neden olabilir.
  • Kalsuyum ve magnezyum düşüklüğü,sinir uçları ve kas liflerinin uyarılabirliÄŸini artırdığından kramp nedenidir.
  • İdrar sökdürücü kullanımı,aşırı kusma ve ishal,hemodiyaliz,beselnme bozukluÄŸu elektroliklerin serum düzeylerini düşürür.
  • D vitamini yetersizliÄŸi,kalsuyum emilimini bozacağından kramp nedeni olarak kabul edelir.
  • Mekanizması bilinmemekle birlikte B1,B5 ve B6 vitamin yetmezliÄŸi kramplara neden olur.
  • Diyabet,dolaşım bozukluÄŸu ve alkol kullanımıda nedenler arasında sayıla bilir.

KASIN GERİLMESİYLE ÇOĞU HAFİFLER:Kasın gerilmesiyle krampların çoğu geçer.Baldır krampında ayağa kalkıp iki elle duvarı iddirirken kramplı baçağın yarım adım geri atması rahatlatır.Bu sırada topuklar yerle temasta olmalıdır.Diyer bir rahatlama manevrası,yatakta bacak gergin durumdayken,ayağın bilekten bedene doğru çekilmesidir.Kasa yapılan hafif masaj ve sıcak uygulama gevşemeye yardımcı olur.Krampa neden olan faktör sıvı ve elektrolik kaybi ise,önce bunları yerine koyması gerekir.İlaç tedavisine gerek duyulmaz çünkü kas ilaç emene kadar kramp geçer.

ÖNLEMEK MÜMKÜN:Krampa neden olduÄŸu bilinen fiziksel aktıvıte öncesinde ısınma hareketleri ve kas germe egzersizleri önerilir.Öncesinde,egzersizleri yaparken ve sonrasında yeterli sıvı alınması ve egzersiz bir saatden uzun sürerse terle kaybedildiÄŸi düşünülen(sodyum,potasyum gibi)elektrolitlerin yerine konması gerekir.Sıcak havada aşırı yorgunluÄŸa neden olan fiziksel aktıvıteden kacınmalıdır.Gece krampları,baÅŸka bir neden yoksa, yatmadan önce düzenli germe egzersizleriyle önlene bilir.Baldır krampları sogukla tetiklendiÄŸinden,uyku sırasında baçakların sıcak tutulması krampları önleye bilir.Uyku sırasında dizlerinin altına yastık konulmasıda çoÄŸu zaman yararlıdır….




orgazm bölgeleri

Pazartesi 1 Mart 2010 @ 3:25 pm

orgazm bölgeleri

Çoğu zaman ihmal ettiğimiz derimiz aslında en büyük organımızdır. Dış ortamdaki fiziksel kimyasal uyaranlardan beyini haberdar eder.
Deri içerisine kadar uzanan bazı sinir uçları özelleşerek (reseptör ismini alırlar) ısı basınç titreşim gibi uyaranları toplarlar ve omuriliği ordan da beyine gönderirler. Reseptörler sayesinde derimize dokunan çok küçük bir parçacığı hissederiz sıcaklıkları farkederiz.
Beyin bedenin bulunduğu pozisyonu yine bu reseptörlerden gelen bilgiler doğrultusunda belirler. Bu reseptörler bedenin bazı özel bölgelerinde beyine daha özel sinyaller gönderirler ve cinsellik konusunda uyarırlar. Bu bölgeler erojen bölgeler olarak bilinir. Dudaklar kulak memeleri kulak arkaları boyun bölgesi koltuk altları göğüsler özellikle göğüs uçları karın bölgesi kasık bölgesi dış cinsel organlar; kadında özellikle klitoris erkekte ise penis başı kenar bölgeleri bacakların özellikle yukarı ve iç bölgeleri ve bazı kişilerde de ayaklar erojen bölgeleri oluşturur. Vücudumuzda bulunan bazı halkasal kaslarda da gerilmeye karşı hafif erojen uyarılar doğururlar. Bu tip halkasal kaslar ağız ve anüs bölgesinde bulunurlar. Oral :-):-):-):-) ver anal :-):-):-):-) bu duyguların ön plana çıktığı ilişki tipleridir. Bütün bu bölgelerin dışında bazı yazarlar vajina duvarında bulunan bir G noktasından bahsetmektedirler. Yapılan çalışmalar ile böyle bir noktanın varlığı gösterilememiştir.
Genel olarak erojen bölgelere gelen bir temas beyne fiziksel bir uyarı olarak taşınırsa da uyarının yumuşaklığına ve sıcaklığına göre cinselliğe çağrı olarakta iletilir. Erojen bölgelere bir cisim ile uyarı verilmesindense beden ısısındaki bir elin yaptığı basınç ve uyarı çok daha uyarıcı olacaktır. Üst benliğimizin kontrolünde bu uyarılar büyük ölçüde cinsel hazın ortaya çıkamasını da sağlar.
Erojen bölgelerin uyarılması beyinde cinsellik yaşanmasına neden olur. Kadınlarda özellikle klitorisin uyarılması erkektede penis başının uyarılması bu duyguların çok artmasına neden olurlar. Bu uyarılar sonucu kalp hızında artma sıcaklık duygusu solunumun hızlanması gözlenir. Daha özel olarak ise erkek cinsel organından cinsel ilişki sırasında sürtünmeyi azaltmak amacı ile kayganlaştırıcı seffaf bir sıvı penis ucundan çıkmaya başlar ve penis kendisini cinsel ilişkiye hazırlamak amacı ile şişmeye sertleşmeye ve uzamaya başlar. Bu sıvı sperm içermez. Kadınlarda da cinsel uyarı karşısında vajina duvarında ve girişinde bulunan bezler tarafından kayganlaştırıcı sıvılar yapılmaya başlar. Bu sıvı miktarı genelde kısa bir cinsel uyarılmada dahi kilotu ıslatacak seviyeye çıkabilir. Kadın dış cinsel organlarında da hafif bir şişme olur dıştaki büyük dudaklar açılır vajina girişi görünür hal alır. Klitoriste bu büyüme belirgin olur.

Cinsel ilişki sırasında penis vajinaya girer. Penis başındaki hassas bölgelerin vajinaya sürtünmesi erkeği uyarırken penisin klitorise yaptığı basınç ve sürtünme (özellikle ortaya çıkan titreşim) kadın için en büyük uyarıyı sağlar. Cinsel ilişki pozisyonları eşlerde en büyük uyarıyı sağlamak amacı geliştirilmiştir.
Her iki cins de inlemeye benzer sesler çıkarabilir. Bazı kadınlarda sesler ile cinselliği yaşamak çok ön plana çıkar. Erojen uyarıların devamı ve artması beyinde cinselliği en üst düzeye çıkartır ve en üst seviye olan orgazma (boşalma zirve) ulaşılır. Orgazm beyinin yeterli cinsel uyarıyı alması ile ortaya çıkar. Kadında ve erkekte bu evrenin yaklaşması ile vücutta kasılmalar ortaya çıkar soluklar sıklaşır kalp daha hızlı atmaya başlar. Erkekte vücut kasılmaları ile spremlerini taşıyan ersuyu (meni) penis yolu ile dışarı atılır. Kadında ise orgazmda dışarı atılacak bir sıvı yoktur. Bazı kadınlarda vajina kaslarının şiddetli kasılmaları ile vajina içinde biriken kayganlaştırıcı sıvılar dışarı atılarak erkekteki gibi bir boşalma yaşanabilir. Boşalma sonrasında erkek cinsel organı çok hassaslaşır erkek sürtünmekten kaçınır ve penis sertliğini şişkinliğini kaybeder. İkinci bir cinsel ilişki için erkek bir süre penis hassasiyetinin geçmesini beklemek zorundadır. Bazı kişiler bu konuda beklemeksizin ikinci bir ilişkiye girebilirler.

Erojen uyarılar erkekte penisin şişmesini sertleşmesini orgazma erişme süresini belirler. Bu uyarıların daha az beyne gitmesi amacı ile penis yüzeyine sıkılan bazı ilaçlar orgazmın gecikmesini ve cinsel ilişkinin uzamasını sağladığı düşünülür. Bu ilaçlar halk arasında geciktiriciler olarak isimlendirilirse de bu ilaçların gerçek etkilerinin psikolojik olduğu düşünülmektedir. Prezervatiflerde erkeklerde erojen uyarının tam algılanmasını azaltırlar. Kadınlarda erojen uyarılar orgazmın süresini ve kalitesini belirler. Henüz kadın orgazma ulaşmadan erkeğin orgazma ulaşması erken boşalma olarak isimlendirilir. Genelde psikolojik nedenler ile ortaya çıkar. Böyle durumlarda da klitoris uyarılarak orgazma erişmek mümkündür.




insan neden aldatır

Pazartesi 1 Mart 2010 @ 2:52 pm

insan neden aldatır

  • ALDATMA DAKARÅžI TARAFI İNÇİLTMEYİ, ÜZMEYİ VETELEÅžLANDIRMAYI AMAÇLAR?
  • bu benim en bayılduğım savunma mekanizmasıdır.Hatta cinsel pozisyonlara göre bir incilmiÅŸlik manifestonu çıkarsak ne güzel olur…Kahvenin kıvamını tutturamadığı eÅŸi tarafından eleÅŸtirilen kadınlar,yatakta üste olmayı trecih etsin.EÅŸi yemeÄŸi yakan erkekler,ön seviÅŸmeyi uzun tutsun.Åžiddete uÄŸrayan kadınlar mümkünse yirmi kez orgazm çığlığı atsın.EÅŸi tarafından ilgi göremeyen erkekler,üst üste iki kere seviÅŸsin.Öç almak amacıyla biri ile seviÅŸirken,en mahrem anlarda öç aldığınız kiÅŸi aklınıza geliyor mu? Siz hiç ”Aman da aman nasılda intikam alıyorum adamdan” diye bağıran bir kadınla karşılaÅŸtınız mı? Canınız birini çekiyor,duygularınıza hakim olamıyorsunuz sonrada ” valla intikam aldım” diye yaptım diyorsunuz.
  • ALDATMA EYLEMİ FARK EDİLMEYİ VE SORUNLARA DİKKAT ÇEKMEYİ SAÄžLAMAK İÇİN BİR NEVİ İHTARDIR…?
  • Günün birinde bu nedenden dolayı aldatılırsam baÄŸrıma taÅŸ basıp sevgilimi affedeceÄŸim..Hatta sevdiceÄŸimi fark etmedim için kendimi cezalandıracağım.İnsan bu aldatma nedeni yüzünden paranoyak olabilir.Peki ben bu adamı fark etmiyorsam,aylardır sütçü ile seviÅŸiyorum.Bak ÅŸimdi içim parçalandı..
  • ALDATAN KİŞİ,KARÅžISINDAKİNE BAÄžLANMAKTAN KORKTUÄžU İÇİN BAÅžKA İNSANLARLA İLİŞKİ YAÅžAR..?
  • Bu nedene de bayıldım adamın canı bana baÄŸlanmak istemiyor,bu yüzden uçan diÅŸi sinek dahil  kimseyi affetmiyor.Aslında beni sevmiyor ama korkuyor.acaba Kama Sutra’da baÄŸlanmayı engelleyici posizyonlar var mı? Yoksa adamın içinden beni aldatmak falanasla geçmiyor Eminim seviÅŸirken de hüngür hüngür aÄŸlıyordu.Ah benim ince ruhlu sevgilim…
  • ALDATMANIN NASIL BİR ÅžEY OLDUÄžUNU ANLAMAK İÇİN DENEME AMACIYLA YAPILIR..?
  • Uçkur problemine geliÅŸtirilmiÅŸ en esaslı teırilerden biri de kesinlikle bu.Olay şöyle geliÅŸir,evli bir adam bir iÅŸ sehatine gider.AkÅŸam yemeÄŸinin sonuna doÄŸru ”acaba aldatmak” bu beyin fırtınası sırasında sarışın asistanı aklına düşüverir.Bu engin beyin fırtınası yatakta sonuçlanır.Bu eylemde gördügünüz gibi ayıp hıçbirÅŸey yok.Merak zeten son derece masum ve de çocukça bir duygudur.Bu teze göre günah sayılmaz.Bir akÅŸam eÅŸiniz size ‘’sevgilim ben merakı mı giderdim” diye gelirse hiç ÅŸaşırmayın.aldatıldım diyede üzülmeyin..
  • Peki, bütün bunlara raÄŸmen neden aldatır insan?
    Çünkü, kendisi de aldatıldığı için yapar bunu… Kendi duyguları onu aldatmıştır. Hayatının karmakarışık zincirleme reaksiyonları, kendi benliğinden uzaklaştırıp, acımasızca aldatmıştır. Muhtemelen de intikam almak ister aldatırken.
    Peki, kimden intikam alır aldatan insan…
    Tabii ki, kendisinden…



aÅŸk ve seks

Cumartesi 27 Åžubat 2010 @ 11:13 pm

aÅŸk ve seks

Bilim adamlarına göre sevgiyle gerçekleşdiren cinsel ilişki her derde deva.Sevişme,kasları gevşetiyor,acıyı dindiriyor,kalbi çalışdırıyor,form veriyor.Sevgiyle yaşanan cinselliğin mutluluk hormonlarını harekete gecirerek vicuda sayısız fayda sağladığı anlaşıldı.Cinsel ilşkinin her bedelsen fonksiyon gibi eksiksiz ve doğru olması gerekiyor.Cinsel rahatsızlıkları olanları bunun bir saglık sorunu olduğu bilinciğle hekimlere baş vurulması gerekiyor.

  • İŞTE CİNSELLİĞİN SAÄžLADIÄžI YARARLAR:
  • KASLARI GEVÅžETİR:Cinsel iliÅŸkide doyum saÄŸlandıktan sonra,bütün vicutta fiziksel ve ruhsal tatmın,rahatlık duygusu oluÅŸur.Orgazm sonrası yaÅŸanacak rahatlama,belirgin farklılıklarla ortaya cıkar.
  • KAN DOLAÅžIMINI ARTTIRIR:Cinsellik vücut için efordur.Aynı iki kat merdiven cıkmak yada hafif bir egzersiz yapmak gibidir.kalp atışarı hızlanır.
  • ADETİ DÜZENLER:Düzgün bir cinsel hayat hormonal dengeyi korur ve adetin düzenli olmasını saÄŸlar.Düzenli orgazm yaÅŸayan kadınlar kanlarındaki endorfin miktarından dolayı düzenli ve agrısız adet görürler.
  • MUTLULUK VERİR:Mutluluk veren hormonların salgılanmasına neden olur.Endorfin,serotonin ve dopamın hormonları çoÅŸkuya yol açar.
  • ACILARI AZALTIR:Cinsel iliÅŸkinin gevÅŸetici etkisi,kas cekilmelerinde meydana gelen acılarıda afifletir.
  • FORMDA HİSSETTİRİR:DoÄŸgunluk,rahatlama ve sevginin bir sonucu olduÄŸu için bedensel ve ruhsal katkısı vardır.Sevgiyle ve doygunlukla yapılan cinsellik formda hissetdirir.
  • OLUMLU DÜŞÜNMEYİ SAÄžLAR:Orgazm sonucu serbest kalan enerji,olumsuz düşünceleri önleyip,olumlu bir bakış acısı verir.




karaciğer yağlanması

Cumartesi 27 Åžubat 2010 @ 10:43 pm

karaciğer yağlanması

KaraciÄŸer hücrelerinde aşırı yaÄŸ birikmesidir.YetiÅŸkin her dört kiÅŸiden birinde görülür.Alkol kullanımı kara ciÄŸer yaÄŸlanmasını en önemli sebebidir.Alkol kullanmayanlarda görülen karaciÄŸer yaÄŸlanması baÅŸlıca ÅŸiÅŸmanlık,diabet(ÅŸeker hastalığı)ve kan yaÄŸlarındaki yükseklikten kaynaklanır;ayrıca ÅŸu durumlarda da görülür”GeçirilmiÅŸ hepatit(sarılık,reye sendromu,wilsson hastalığı,refsun hastalığı,hemakromatoz,abetalipopruteinemi,proteinden fakir beslenme ve diÄŸer bazı ilaçların kullanımı vs..)KaraciÄŸer yaÄŸlanmasına ek olarak karaciÄŸerde büyüme veya kiÅŸide bazı ÅŸikayetlerde varsa (karın saÄŸ üst tarafında aÄŸrı,sarılık) veya karaciÄŸer enzimleri (SGOT,SGPT vs.)deÄŸerleri yükselmiÅŸse önemli ola bilir.KaraciÄŸer emzimlerini yükselten sebeblerden en sık görüleni karaciÄŸer yaÄŸlanmasıdır.KaraciÄŸer yaÄŸlanmasına tek başına çok fazla bir klınık deÄŸeri yokdur.Genellikle batın ultrasonu yapılırken fark edilir.

Alkol dışı karaciğer yağlanması nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Obezite (aşırı kilo)

2. Şeker hastalığı

3. Açlık veya hızlı kilo kaybı

4. Wilson hastalığı

5. Uzun süreli damar yolu ile (parenteral) beslenme

6. Aşırı A vitamini kullanma

7. Hipobetalipoproteinemi / abetalipoproteinemi

8. Bazı ilaçlar: Kortizon içeren ilaçlar, amiodaron, tamoksifen, diltiazem, tetrasiklin, talium, östrojenler

9. Bazı zehirler: karbontetraklorür (CCl4), fosfor, kurşun (Pb), kloroform (CHCl3), arsenik (As).

10. Gebelik

11. Bazı ameliyatlardan sonra (jejunoileal bypass, gastrik bypass)

Tedavi

Alkol alımına bağlı karaciğer yağlanmasında tek tedavi yöntemi alkol alımının kesilmesidir.

Asıl konumuz olan alkol dışı karaciÄŸer yaÄŸlanmasında ise bugüne kadar 10′dan fazla ilaç kullanılmıştır ancak kesin bir fayda elde edilememiÅŸtir. Sadece bir tane ilaç ile hastalardaki yaÄŸlanmanın gerilediÄŸi ortaya konulmuÅŸ olsa da bu ilacın karaciÄŸer yaÄŸlanmasında kullanımı için T.C. SaÄŸlık Bakanlığı (veya baÅŸka bir ülkenin ) bu konuda ruhsatı bulunmamaktadır.

Tedavinin esasları; yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, diyetteki yağ miktarının azaltılmasıdır.




masturbasyon

Cumartesi 27 Åžubat 2010 @ 6:11 pm

masturbasyon

Mastürbasyon,insanı kendi kendini cinsel doyuma ulaştırmasıdır.Mastürbasyon sağlık bakımından zararlı birşey değildir.Her yaştaki kadın,erkek ve çocuklar bu yolda kendilerini tahmin etme yolunu terci edebiliyorlar.Araştırmalara göre 15 yaşına gelmiş çocuğu,mastürbasyon yapmış bulunmaktadır.Eskiden kendi kendini tatmin etmenin zararları olduğu sürekli vurgulanırdı.Zaman içerisinde  yapılan araştırmalar sonucunda mastürbasyonun,aşırıya kaçılmadığı sürece,zararlı olmadığı tespit edilmiştir.Aşırı kelimesinin açıkça bir tanımında araştırmalar sayesinde varılan sonuçlar şöyleydi:Mastürbasyon normal ve doğal bir şekilde cinsel stresin atılmasında yer yaşdaki kadın ve erkekler için yardımcı olduğu,aşırı mastürbasyon diye bir kavramın olmadığı ve mastürbasyonun ne fiziksel ne de psikolojik bir zarar getirdiğiydi.Mastürbasyon yapıp yapmamanız kişisel bir seçimdir.Eğer yapıyorsanız bu kötü bir şey yaptığınız anlamına gelmez.Yapıyorsanız da aynı şey gecerlidir.
Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir.

Kadınlarda masturbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi masturbasyon yapabilirler.

Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajendeki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur. Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.

Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde masturbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak masturbasyon yaparlar.

Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile masturbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.

Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez, önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır. Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin, yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.

Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan masturbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.

Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.

Bebeklerde de bazen masturbasyon benzeri davranışlar görülebilir, bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir

Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.




erkeklik hormonu

Cumartesi 27 Åžubat 2010 @ 12:56 am

erkeklik hormonu

Tüm saÄŸlıklı erkeklerde sabah saatlerinde sertleÅŸme olması doÄŸal ve gayet normal bi durum.Çünkü bu saatlerde erkeklik hormonu kanda en yüksek seviyelerde bulunur.Eyer sabah sertleÅŸmeleri azalmışsa hormonal seviyelerdeki düşüşe ve psikolejik sorunlara iÅŸaret eder.Gençlerde ve hatda tüm saÄŸlıklı erkeklerde erkeklik hormonlarının kanda yüksek seviyelerde olduÄŸu ve uyku sonrası vücudun en dinç olduÄŸu sabah erken saatlerde penis sert olarak uyanmak veya penisin kendiliÄŸinden sertleÅŸmesi çok normal ve gayet saglıklı bir durumdur.Hatda bu sabah sertleÅŸmelerinin azalması hormonal seviyelerdeki düşüşe veya psikolejik stres altındaki bir yaÅŸamın bulgularındandır.YaÅŸlılarda ise buna ek olarak birazdaha idrara sıkışma,geniÅŸleyen mesanenin penisi boÅŸaltan damarlara baskı yapması ile ereksiyona yakın bir durum oluÅŸur,hatda buna halk arasında’’sidik zoru ile sertleÅŸme”tabiri kullanılır esasında penisin sertleÅŸmesi yani penisin iç dokusunun kanla dolması oksijen ile beslenmesini saÄŸlar ve saÄŸlıklı bir durumdur.Gece boyu saÄŸlıklı erkeklerde bir kaç defa uyku sırasında penis sertleÅŸerek içindeki dokuların beslenmesi saÄŸlanır.Bu neden ile daha sık sertleÅŸen penisin daha fazla oksijen ile besleneceÄŸi ve daha saÄŸlıklı olacağıda bir gercekdir.

Testisler

Torbanın içinde sağlı sollu yer alan iki adet testis, sperm hücrelerinin üretildiği ve testosteron adı verilen erkeklik hormonunun salgılandığı yapılardır.

Testislerin büyüklükleri kişiden kişiye değişmekle beraber, her biri ortalama 20-30 gram ağırlığında, 4-5 santimetre uzunluğunda ve 2-2,5 santimetre kalınlıktadırlar.

Testisler yaklaşık aynı büyüklükte olmalarına karşın yapısal olarak sol testis sağdakine göre biraz daha aşağıda yer alır.

Her testis içinde küçük ve oldukça kıvrımlı sperm kanalcıkları bulunur. Bu kanalcıklar beyindeki hipofiz bezinin salgıladığı FSH hormonunun verdiği emirle sperm hücreleri üretirler.

Testisler yine hipofiz bezinden salgılanan ve LH adı verilen hormonun etkisiyle testosteron hormonu üretirler.

Erkek çocukta ergenlik dönemine girene kadar nispeten düşük miktarlarda salgılanan testosteron hormonu ergenlikle birlikte daha hızlı salgılanmaya başlar ve erkek çocukta ses kalınlaşması, sakal-bıyık çıkması, vücut kaslarının gelişmesi, vücutta erkek tipi kıllanmanın ortaya çıkması gibi erkeksi özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Sperm üretimi de ergenliğin başlamasıyla kısa sürede başlar.

Erişkin bir erkekte de testosteron erkek cinsiyete özgü özelliklerin devamını ve sürekli olarak sperm üretimini sağlar.

Erkeklik hormonu erkeklerin beynini öldürüyor

Testosteronun fazla olması, erkeklere iktidar getirmiyor
Testosteronun fazla olması, beyin hücrelerini öldürüyor ve erkeklere iktidar getirmiyor
ABD’li bilim adamlarının beyin hücreleri üzerinde yaptığı araÅŸtırma, erkeklik Hormonu testosteronun azının iyi olduÄŸunu, fazlasının tıpkı Alzheimer hastalığında olduÄŸu gibi beyin hücrelerini öldürdüğünü ortaya çıkardı.
Yale Üniversitesi’nden Barbara Ehrlich, testosteron hormonunun vücutta normal seviyede olmasının en ideali olduÄŸunu belirterek bu bulgunun, vücutta testosterona dönüşen steroitler kullanan sporcularda intihar eÄŸilimi ve saldırganlık gibi davranış deÄŸiÅŸikleri görülmesinin açıklanmasına yardımcı olabileceÄŸini söyledi.
Hücrelerin büyümesi, gelişimi, farklılaşmasında kilit öneme sahip testosteron, erkeklerde kadınlardakinin 20 katı miktarda.

 




«« Previous Posts