Archive for the 'günlük haftalık aylık' Category
Araştırma ile gazetecilik aralarında dağlar kadar farklı olan iki kelimedir. Birisinin yaptığı iş ile diğerinin yaptığı işler farklıdır. Belki biri diğerini kapsıyorda olabilir.
Ama işin içinde kelime gurupları hariç kelimelerin yaşları ne zaman bulunduğu ve toplumun kelime bazlı ilgi odağı oluşu ve başka sıralayabileceğimiz bir çok şablon vardır ama iş tek bir şablona göre değerlendirilince, deneme yanılma yolu ile test aşamasına giriyor.
başkasına verme
.jpg)
Sana daha ne mektuplar
Ne şiirler yazacağım birtanem? sayfalar dolusu Kimi sen yokken aklımca bana yapdıklarından Kimi hep sen olan sevgimden bahseden İster Oku İster Yak Yeterki Başkasına Verme
Sana Bir tutam gül vereceğim sevgilim Aşkımı sana inciltmeden anlatan,İster onu yaşat İster cöpe at Yeterki Başkasına Verme.Sana bir elbise alacagımki sevgilim Dolaplar Dolusu Her birinde Prenses Havası Yaşatan İster Giy İster Yak.Yeterki Başkasına Verme.Sana bir oto Alacagım Bitanem,Şöferi ben OLan İsTer Bin gez Her Bir Yeri gönnünce İSter Dök benzini Yak Ama Başkasına verme.Sana Bir kalem vereceğim canım.Yaşadıkca dertlerini yok edecek,Geleceğini Doğru dürüs çizecek.İster Kullan canım arzu etdiğince İsTeR kır At sokaga.Yeterki Başkasına Verme.
BAKMA SANA HERBİRÅžEY ALACAÄžIMI SÖYLEDİĞİME BEN NE MELEĞİM,NEDE,CİN NEDE PERİ NE ANASINDAN ZENGİN DOGAN BİR SERSERİ.AMA SANA BİR CAN BİR CAN VERCEĞİM…CAN YOLDAÅžIM ÖMÜR BOYU HEP SEVGİ SELİNDE YAÅžAYA BİLECEĞİN İSTER VUR ONU YOK ET İSTER BİR ÖMÜR BOYU YAYINDA KAL. YETERKİ BAÅžKASINA VERME..
arka sıradakiler 102 bölümü izle
murat şenpınar mapus ranzası dinle
Hazır aşk meşk konusuna girmişken, aşkın tuzu biberi olan güzel sözleri ve msjları da göz ardı etmeyelim. Kısadan değinelim..

Genellikle birini etkilemek için kullanılan güzel sözler veya msjlar insanın ifade edemediği duyguları karşı tarafa anlatmasında yardımcı olabiliyor. Hoş kişi ne kadar başka yerlerden alıntı yapsada/sitelerden bulsada bu sözleri/msjları bazen işe yarayabiliyor.
Hiç işe yaramasa, komik mesajlar devreye girer ve akımın ya daha şiddetli olmasına ya da kısa devre yapıp şartellerin atmasında rol oynar :D Espri bi yana; Bir anlık gülümseme, günlük bir avuç fındık misali(Bünyeye iyi gelir :D)..
Bunların yanında gece ve gündüz yazılan msjlar da vardır :D Örnek verecek olursak günaydın mesajları, iyi geceler msjları..
İnsanlar bazen uyuyamaz; İşte o zaman gönderilen iyi geceler msjı olumlu yönde etki ederek kiÅŸiye ninni gibi gelir, anında uyunulur :D Tabi günaydın msjlarınıda ihmal etmemek lazım, gönderdiÄŸiniz bir günaydın msjı; O gün hava kapalı ve yaÄŸmur yağıyor olsa bile “Oh ne güzel hava var, bugün güneÅŸ yok ama yaÄŸmur ne güzel yağıyor, çıksak da ıslansak.” gibisinden düşünceler uyandırabilir :D..
Güzel sözsüz ve msjsız kalmamanız dileğiyle..
Ktü’nün x kapısı varya.. İşte o kapı …
Aslında bu yazıyı bu bahsi geçen x kapısı anısına yazıcakdım fakat güvenlik görevlileri ve öğrenci kimliği görme istekleri yazıyı birazcık amacından uzaklaştırdı, herneyse..
Birazcık maziye gidelim; Ktü’de 3 tane kapı vardı, birde pelitli tarafında öğrencilerin gidip gelerek oluÅŸturduÄŸu küçük bir giriÅŸ.. Kendi çapımızda x kapısı diyorduk..
Yetkililer istemiyorlardı sanırım, bir süre kapatma girişimlerinde bulundular fakat kapatamamışlardı ki bir öğrenci arkadaşımızın ktü c kapısında geçirdiği kaza üzerine, arka tarafda bulunan (x kapısı) öğrencilerin gidip geldiği küçük ıssız yola giriş yapma gereksinimi hissettiler sonunda.
Girişi yaptılar sağolsunlar da, kayıp verdik.. İlla kayıp mı verilmesi lazımdı?..
Birde yaptıkları yola kulübe ekmişler, içine de bir güvenlik görevlisi.. Ne işe yarıyacaksa..

Gidip gelirken durmadan öğrenci kimliği görmek istiyorlar.. Görünce noluyorsa..
Hoş güvenlik görevlileri de görmek istediklerinden değil de onlara verilen emir üzerine soruyorlardır.. Gösteriyoruz da, yalandan bakıyorlar tamam mı tamam..
Hadi diyelim ki dikkatli bakıyorlar kimliksiz almıyorlar, e otobüsle minibüsle girenlere nasıl bakılıcak?
Her seferinde otobüs ya da minibüsleri durdurup içine girip teker teker kimlik mi sorulacak.. Peh..
Bumu sizin güvenlik anlayışınız?..
Bırakın bu işleri sahte güvenlik sağlayan yetkililer. Çokmu zor bir kimlik çıkarmak? Altı üstü bir renkli fotokopiye bakar.
Saçma uygulamarınızla hem kendinizi kandırmayın hemde insanların zamanlarını çalmaktan vazgeçin.
Ha bide geçen gün geçiyorum güvenlik görevlisinin bulunduğu kulübenin önünden, adam içerden selpak atıyor dışayıra?.. Koyamadınız mı bir çöp tenekesi o lanet kulübenin içine?..
E görevliler çevreyi kirletirse öğrenciler ne yapar?.. Sıçılsa yeridir..
İnsanları anlamak zor.. Bilmem anlaşılabiliyor muyum :)
Bundan uzuuunca bir zaman önce ne yazsam başlıklı bir yazı yazmıştım(can sıkıntısından), ilerleyen zamanlarda ne yazsam ne yazsam diye ikinci versiyonunda karalamak istediğim..
O yazımda, aslında yazılacak çok şeyin(konunun) olduğunu ama yazılacak o kadar çok yazı olmasına karşın yazarların kendinden(yaşantısından, gördüklerinden, geçirdiklerinden) bahsettiklerinden bahsetmiştim
(Sanırım bundan sonra bende yazılarımda daha çok yaşadığım anormal olaylara yer vereceğim. Zira normalüstü yazacak birşeyler aramak zamanımı alabiliyor. Hani ben çok anormal olaylara yer veriyorum ya :p..).
Hatta bazen bu yazı yazma fasılları insana huzur filan verdiğinden, psikolojik açıdan yazarın kendini daha hissettirdiğini de belirtmiştim. Ve ölmezsem yazılarda önemli bir husus olduğunu şeytmiştim..
Şimdi gelelim o önemli hususa;

Evet, yukarda gördüğünüz (bana göre) önemli bir husus.
Yazı resimle (fotoğrafla) anlam bulur. Resim ne kadar çekici olursa yazı o kadar ilgi görür.
Genelde videoları tercih ederim dikkat çeken hususlar denilince ama video izlemem(Zaman kaybı gibi gelir). Resim anlık görüntü olduğundan dolayı ve birazda normal üstü ise direk hafızaya kazınabilme özelliğinde olup dikkat çekmeye birebir iksirdir.
Velasıl yazıyı sonlandırmadan önce yazar arkadaşlara selamlarımı iletir yazılarına (gerek yazıyla alakalı gerekse alakasız) resim eklemelerini tavsiye ederim.
Çok mu yazdım ne?..
Ölmedik yaşıyoruz, yıkılmadık ayaktayız, gidişimiz efsane gibi oldu ama dönüşümüz? Sesli olacak ver volume.

Uzun zamandır yazı yazmıyordum, yazmaya yazmaya yazı yazmayı da unutmuşuz. Kelimeler arasında saçmalayıp cümleler arasında pervane olalım bakalım.
Akşamleyin bir abimden telefon geldi, birkaç gündür beni göremediğinden dolayı öldü sanmış. Ölseydik de kurtulsaydık diyeceğim ama ölseydik kelimesiyle ölünmüyor malesef.
(Herneyse bu bir yaşama belirtisidir dikkate almayınız. Dikkate alınsa ne olacak merak etmiyor değilim..)
Ölüm kelimesi geçti de aklıma yakından bir kaza haberi geldi. Zaman kaybetmeden bir sonraki başlıkta onu paylaşayım.
Sonunda bizde adsenseden nasibimizi aldık ve hesabı kapananlar kervanına katıldık.
Dün gmail adresime gelen bu maille çok üzülmüştüm. Aslında üzülcek çok büyük birşey değil adsense hesabınızın kapanması fakat;
Hergün girip kazançlara bakardım, 1-2$ görürdüm adsense hesabımda ve bu 1-2$ çok mutlu ederdi beni. Çok düşük bir ücret olmasına rağmen sevinirdim kendi çapımda..
Küçük olaylarla sevinen ve küçük olaylarla üzülen biri olduğum için bu adsenseden banlanma olayı baya bir sarstı beni..
Gelen mailde yazılanlar;
Neymiş? AdSense hesabım reklamverenler için risk oluşturuyormuş..
Ya bırak yemişim riskini, günlük 1-2$ kazancı olan bir hesap nasıl oluyor da reklam verenler için risk oluşturabiliyor..
Continue Reading »
Google AdSense Hesap Kapatıldı
Ben az önceki yazıyla motive olamadım bir yazı daha yazayım en iyisi. Yazı yazmak dedim de aklıma geldi geçenlerde(bundan 1-2sene önce) ne yazsam isimli yazıda yazarların nasıl hareket ettiğini(gördüklerimi, en basitinden kendimi) yansıtmaya çalışmıştım. İnsan yazacak birşeyler bulamadığı zaman kendinden anlatmaya başlar demiştim ve başlıyoruz.
Geçenlerde trabzon toplu taşıma şoförleri hakkında atıp tutmuştum. Kaldığımız yerden devam ediyoruz..
Bugün yine çarşıya gitme gereksinimi hissettim ve çıktım yola(yol dediğim son durak) minibüs bekliyorum birde baktım minibüs bir durak öteden döndü bastı gidiyor. Ulen nereye gidiyon? .. Neyse ben bir durak daha yürüdüm, yine biri gelir son durağa uğramadan dönüp gider diye.. Aradan fazla zaman geçmedi ki yeni bir minibüs geldi, son durağa uğradı geliyor..
Minibüs veya otobüs için durmasını gerektiren işaret nasıl yapılır? Genelde işaret parmağı ortaya çıkar, kol hafiften başa doğru kaldırılır(eğer yanlış minibüs ise baş kaşınır :D) şoför de anlar bu yolcu diye vs vs..
Neyse minibüs yaklaştı, hafiften kolumu kaldırdım işaret parmağımı kullanarak.. Adam hızlandı :D baktım bu da gidicek.. :D Bir daha aynı hareketi yaptım, adamla bakışıyoruz bu arada.. :D Jeton olayları filan..
Adam durdu açtım kapıyı bir yandan biniyorum diÄŸer yandan söyleniyorum, “beni almadan mı gitmeyi düşünüyordun?” dedim. “E elini kaldırsana” diyor. “2 kez kaldırdım daha ne yapayım” dedim “Yola zıpla” diyor.. Buyur burdan yak..
Hayır problem değil, zıplarız.. Ama biliyoruz, durma sorunları var adamların. Zıplayacaz, ondan sonra gelip çarpacak.. Noldu?
“Ben ÅŸeridimden gidiyordum hakim bey, çocuk yola atladı pat küt..” :D
Buranın insanlarını anlamak baya güç.. Gelelim az önce yaşadığım trajını komikleştirdiğim olaya..
Bakkala üzüm almaya gittim, bir salkım üzüm(ki o beni 1 hafta idare eder :) 1 pakette sigara(o da sabaha anca yeter) aldım geliyorum eve doğru..
Genelde kafam yere eğik yürür, yeri gözlerim(biri para düşürmüş olsa da bulsam falan fişmekan :) Kafamı kaldırdım, ortayaşlı bir delikanlı gördüm geri indirdim.. Geçtim adamı gidiyorum;
Arkadan balgam çıkarma sesleri ve ardını takip eden bir tükürük sesi geldi.. İçimden dedim, ulan senin…
Tamam bende tükürüyorum ama tükürmenin de bir adabı vardır, uluorta tükürülmez, ne o öyle hayvan gibi(gibisi fazla).
Continue Reading »
ısınma turları
