Archive for the 'evlilik duygusu' Category



Etek Altı Kamera Şakası Full Video izle

Cuma 11 Haziran 2010 @ 11:57 am


BURDUR’un Bucak İlçesi’nde imamlık yapan 31 yaşındaki M.H.Ç.’nın çantasına gizlediği kamerayla pazar yerlerine giderek, gizlice kadınların etek altı görüntülerini çektiği ileri sürüldü. Pazarcı esnafının hareketlerinden şüphelenmesi üzerine ihbar üzerine harekete geçen polis tarafından gözaltına alınan M.H.Ç., sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Etek Altı.. YILAN Sakası..
Nilay Dorsa Etek Altı Süper Bir Frikik Bomba

Etek Altı Gizli Kamera süper firikik hemen izle direk izle




gerdek gecesi resimli anlatım

Salı 16 Mart 2010 @ 11:29 am

Gerdek Gecesi Adabları ve Diğer Meseleler

Sünnet ve meşru olan nikah akdi tamamlandıktan sonra iki eş, dünya evine girmek maksadıyla zifaf gecesi ve bir araya gelme anı için maddî ve ruhî hazırlığa başlarlar. Bu bölümde; İslam’ın evlenecek olan çiftlerle ilgili, zifaf gecelerinde yapmaları gerekli olan adab ve takip etmeleri lazım gelen yolu izah edeceğiz. Söylenilenler yapıldığı takdirde düğün ve zifaf geceleri Allah’ın rızası doğrultusunda ve İslam’ın adabına uygun olarak yapılmış olur.

Zifafa Hazırlık:
* Yukarıdan beri anlattığımız gibi, gerekli maddi ve manevi temizlik ve hazırlıklar tamamlanır. Temiz bir banyo, güzel giyim, güzel koku, sakal-bıyık traşı, ağız temizliği…gibi
* Zifaf odası özel hazırlanmalıdır. Mümkün mertebe gürültü, kalabalık ve huzur bozucu etkilerden uzak olmalı, rahatsız edilmeme konusunda güvenli bir yer olmalıdır.
* Başkalarının ikamet ettiği bir evde veya dairede zifaf olacaksa, en iyisi evdekilerin o akşam orayı terkedip, gelin ve damadı başbaşa rahat bırakmalıdır.

Bu mümkün değilse, evdeki diğer misafirler evi çabuk terketmeli, kalanlar erken yatmalı yani el-ayak çekilmeli, kapılar kapanmalıdır. Gelin ve damat her türlü endişe ve huzursuzluktan, kanlı çarşaf gösterme stresinden uzak ve güven içinde olmalıdır.
* Banyo teşkilatı kolayca kullanılabilir ve rahat bir ortamda olmalıdır.
* Düğün gününü belirlerken gelinin adet günlerin! göz önüne almalı ve düğün günü temiz günlerine göre ayarlanmalıdır.
* Bütün bir ömür boyu ve özellikle düğün günü ve gecesi alkollü içkilerden kaçınılır. Zira alkollü içkiler haramdır ve cinsel mutluluğun da amansız düşmanıdır. Tarlaya sarhoş tohum atmak en büyük hatadır.
Bütün bunları açıkladıktan sonra, şimdi de evlenecek olan kişinin zifaf gecesinde yapması gerekli olan şeyleri ve zevcesinin yanına girdiği andan başlamak üzere, cinsel ilişkinin bitimine kadar olan merhalelerde riayet edilmesi gerekli olan durumları izah edeceğiz.
Herkes bilsin ki, İslamî kültür ve adetlerimiz, bize her şeyi, hatta zifaf gecesindeki edebi ve cinsel ilişkinin temel kaidelerini dahi öğretmiştir. Bu merhaleler aşağıdaki şekildedir:

* Gelinlik elbisesini giymeden önce gelin kız abdest alır, iki rekat şükür namazı kılar ve dua eder.
* Düğün gecesi damat en yakın camiye yatsı namazına gider. Camiden gelince düğün evinin kapısı önünde cemaatle birlikte dua edilir. Zifaf, illa gece olmaz. Gündüz de olabilir ama daima gecenin sessizliği ve sakinliği tercih edilir.
* Duadan sonra damat, büyüklerin elini öper ve damat içeri katılır.
* Damat, euzü besmele çekerek sağ ayağıyla gelinin odasına girer.

Zifaf Odasında:

* Damad, güleryüz ve neşe ile gelinin odasına girer, eşine selam verir. İçerde yenge veya büyükler var ise büyüklerin elleri öpüldükten sonra içerdekiler de damatla geline mutluluklar dilerler ve odadan çıkarlar. Kapı besmele ile kilitlenir. Damat, elini gelinin başına koyarak besmele ile Hz. Peygamberin tavsiye ettiği duayı okur:

“Sizden biriniz bir kadınla evlendiği vakit elini onun alnına (perçemine) koysun, besmele çekerek Allah’ın adını ansın, sonra da bereketle dua ederek şöyle desin:
- Ey Allahım! Senden onun hayırlı olanını ve hayırlı olan huy ve tabiatını dilerim, yine onun şerlisinden ve şerli olan huy ve tabiatından sana sığınırım.” (Buhari, Ebu Davud, Nikah: 46).

* Bu duadan sonra damat gelinin yüzünde örtülü bulunan örtüyü kaldırır ve yüz açımı olarak hazırladığı hediyesini takdim eder. Geline hoşgeldin der, tebrik eder ve tokalaşırlar. Birbirlerinin yüzüne sevgi, şefkat ve mutlulukla bakışırlar…

* Gelin de ayakta damadın tebriğini kabul eder, güler yüzle karşılık verir. Lüzumsuz somurtkanlık ve çekingenlik gösretmemelidir. Mutluluklar tek taraflı olmamalı ve paylaşılmalıdır. Karşılık görmeyen iltifat ve sevgi yarımdır.

* Sonra damat ile gelin, böyle mutlu bir evlilik kurdukları için Cenab-ı Hakka şükür olarak ikişer rek’at şükür namazını birlikte veya ayrı ayrı kılarlar. Namazdan sonra da Cenab-ı Allah’a ellerini açarlar, kendilere verdiği bu nimetlerden ve mutluluktan dolayı şükrederler. Bu mutluluklarının devamı, dünya ve ahiret saadeti için birlikte dua ederler. Cenab-ı Hakk’tan hayırlı evlat, helal ve bol rızık dilerler ve şöyle dua ederler, gelin de amin der:

“Allah’ım! Eşimi ve ailesini benim için bereketli kıl. Beni ve ailemi de eşim için bereketlendir. Hayırlarda birleştirdiğin sürece bizi birlikte yaşat. (Dünya va ahiret mutluluğumuz için) ayrılık gerektiğinde bizi ayır.” (Taberani, (2/21-3)).

Bu dua ayrı ayrı da yapılabilir.
* Damat, gelinin yatsı namazını kılıp kılmadığını sorar ve kılmamış ise kılmasına müsaade eder. Tabii adetli olup olmadığını da sorar ve ona göre davranır. Eğer adetli ise cinsel birleşmeye girmez, sabreder, sohbete başlarlar.

* Sohbet: Sonra damat, güleryüzlü, sevecen tavırla eşine yaklaşır. Gönül alıcı tatlı sözler söyler. Eşine iltifatlar eder, mutluluğunu bildirir. Aynı şekilde gelinin de güler yüzle ve tatlı tebessümlerle karşılık vermesi damadın moralini yükseltir. El ele, gönül gönüle, göz göze ve omuz omuza vererek kendileri için hazırlanan kuru yemiş cinsinden şeyleri hem yerler hem de tatlı tatlı sohbet ederken heyecanlarını giderirler. Birbirlerine yiyecek ve tatlı ikram ederler. Şakalaşırlar.

İmam Ahmed, Müsned’inde şu rivayeti zikretmiştir:
“Esma Binti Yezid b. es-Seken şöyle dedi: Ben Hz. Aişe’yi (r.a) bakılması için süsledim, sonra Peygamber (s.a.v) onun yanına geldi, kendisine büyük bir bardakla süt getirildi ve o sütten içti, sonra sütü Hz. Aişe’ye verdi, Hz. Aişe utandı ve başını eğdi.” (Ahmet b. Hanbel.)

Diğer bir hadiste de Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“İman bakımından en kamil mü’min, ahlakı en güzel olan ve ailesiyle en çok şakalaşandır.” (Tirmizi. Nesai.)
Bir diğer hadiste de:
“En hayırlınız ailesine en çok hayırlı olanınızdır, ben de içinizde aileme en çok hayırlı olanınızım.” buyurdu. (Tirmizi.)

* Bütün günün yorgunluğu ve stresi giderilinceye kadar sohbete devam edilir… Mesela, evlilik hayatlarında takib edecekleri müşterek çizgiden ve hedeflerinden, evlilikten beklentilerinden bahsederler. Damat, gelinin heyecanı ve ürkekliği gidip sakinleşinceye kadar acele etmemelidir. Çünkü, gelin ilk defa yabancı bir erkekle başbaşa buluşmanın, ona tamamiyle yakınlaşmanın, özel konuları konuşmanın utancını yaşar.

İlk Gece Yaşanan Ve Hissedilen Sorunla

 

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir. İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.

Genç kızların bir çoğunda kızlık zarı (HYMEN, ‘himen’ okunur) ile ilgili anlatılan abartılı ve yanlış hikayeler nedeni ile ilk cinsel ilişkinin çok ağrılı bir tecrübe olacağı inanışı vardır. Bu inanış ilk cinsel ilişkiden aşırı derecede korku duyulmasına neden olmaktadır. Bu gereksiz korku zamanla cinsel isteksizliğe, ilişkiden yeterince haz almamaya ve hatta Vajinismus ‘a kadar varan pek çok cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.

Kızlık zarı (hymen), vajen girişinden yaklaşık bir santimetre içerde bulunan bir mukoza kıvrımıdır. Bu oluşum vajina girişinde bir darlık meydana getirir. Vajinal salgıların ve adet kanının dışarı akması için ortasında açıklık mevcuttur. (Anatomik resmi aşağıdadır)

kalınlığı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazen ilişki sırasında kanama yapmayacak kadar ince ve elastik olabilirken bazen de cinsel ilişkiyi engelleyecek kadar kalın olabilir.

Genellikle ilk ilişki sırasında yırtılan kızlık zarı (himen) kanama meydana getirir. Ancak bazı durumlarda kızlık zarı esnektir ve penis vajinaya girse bile yırtılmamaktadır. Böyle durumlarda kızlık zarı ilişki ile değil de ancak doğum anında yırtılmaktadır.

Normal bir durumda ilk ilişki sonrasındaki kanama 5-10 dakika ile birkaç saat arası sürmektedir. Kanamanın hiç olmaması veya çok az olması normal olabileceği gibi bazen kişiyi şoka sokacak kadar fazla da olabilir. Bu tamamı ile yırtılan kızlık zarı bölgesinin kanlanımı ile ve kızlık zarının anatomik şekli ile ilişkilidir.

İlişkiye başlamadan önce kadın ilişkiye ne kadar hazırsa ve ilişkiyi ne kadar çok arzuluyorsa vajenin kayganlığını sağlayan salgılar o derecede çok salgılanacak ve ilişki ağrısız olacaktır.

gerdek gecesinde bakın neler oluyo videosu izleyelim saban bey neler yapıyo




14 şubat

Cumartesi 13 Şubat 2010 @ 8:46 pm

14 şubat

14-ŞUBAT”ı diyer günlerden farklı kılan birbirimize sevgimizi anlatmak,sevginin güçünün bir kez daha farkına varmak…İnsanların çoğu kaybetmekden korkduğu için sevmekden korkuyor kendisini sevilmeye layik görmediği için sevilmekden korkuyor düşünmekden korkuyor,sorumluluk getireceği için duygularını ifade etmekden korkuyor reddedilmekten korkduğu için yaşlanmakdan korkuyor gençliğinin kıymetini bilmediği için unutulmakdan korkuyor dünyaya birşey vermediği için ve ölmekden korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için sevgi aslında bir var oluş biçimi sevmek paylaşmak, sevgi koşulsuz vere bilmek ve kuşkusuz en güzel armağan sevdiğini gösterip sevildiğini hissetmek bir kırmızı gül süslenmişse sevgi sözçükleriyle bir anda dünyanın en muhteşem hediyesine dönüşür sevdiğinize aşkınızı nedenle büyük olduğunu göstereceginiz gün onunla en güzel anıları paylaşacağınız özel bir gün sevgililer gününüz kutlu olsun…




EVLİLİK HİKAYESİ

Pazartesi 8 Şubat 2010 @ 3:19 pm

EVLİLİK HİKAYESİ

Zamanı durduramayız aynı kalsın diye.ama bazı şeylerin değerini daha iyi anlamak bizim elimizde.sana ihtiyacım oldugunu hergün daha iyi anlıyorum.seni,özlüyorum,artık karşıma cıkmanı istiyorum.çok gecikme lütfen gel artık,seninde beni aradığını hissediyorum.bilmiyorum,nerede,nezaman,nasıl karşılaşacagız?seni bulupda kacırmak istemiyorum.nediye bilirimki?sen özelsinseni seviyorumki bunları okuyosun. senden bazi isteklerim var mesela herzaman dürüst oldüşüncelerini fikirlerini bana acıkca söyle.her konuda konuşalım.konuşa bilmek üzere kurulmuş bir hayat ve ilişki icerisindeyiz evliliklede süreceginden sonraları sessiz kalarak dahada icinden cıkılmaz hale gelmek istemiyorum.konuşmammız bence cok yararlı.Evlilik bir yapboz tatası deyil.böyle bir tutum içine girmek için iyi düşünelim.ben en korkusuz insanı arıyorum.yani bizim hayellerimizde sözde kalmasın.bizim icin kişilikde cok önemli,kişiliğimizi yetirdigimizde o an 2 kişinin paylaşdıgı birşey deyil.tek kişilik bir gösteri kalır.ayrıca beni kişiligim için sev ve beğen,bende bu kişiliğimi koruyayım.bazıları ögle şov yapıyorlarki gercekden cok komikoluyorlar.bakın biz birbirimizi nekadar cok seviyoruz havasına giriyorlar.oysa sevgi evlilik gösterimlik bir reklamı yapılacak birşey deyil gercekden birbirimize baglıysak  bu zaten bakışlarımızdan belli olur hem kim önemli bakışlarımızmı birbirimizmi…