Günün birinde uzaklarda bir köyde çocuğu doğmadan kocası ölmüş ve tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik vefalıdır. Kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olsamasa da zamanla oldukça uysa…llaşır… Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs görmek ve yavrusuna bakmak zorundadır.Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığınada olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yanlız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışcasına Gelinciğe saldırır ve oracıkta hayvanı öldürür.Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir. Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.-Einstein´in söylediği rivayet edilen bir söz var: “Insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor” ..

Anne ” KocaMan oLdum ßak.! aCıLarım ßüyüDü, DertLerim ßüyüDü.. HedefLerim çıkmazLarım ßüyüDü… HiçDe qüzeL DeğiLmiş ßüyümek..KimLer KırDı KaLbimi, KimLer üzDü..! ßaşa DönebiLsem Keşke…! SaNa EmekLeSem SadeCe… YeniDen ßüyüt ßeni aNNe.. qözyaşLarım Daha fazLa SüzüLmesin yanakLarımDan..! KaLßim Daha fazLa KırıLmaSıN
Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış. Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur. -Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim? -İyi ya azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür…:)))))(
.jpg)
Bu devran hep böyle sürüp gitmez ki
Sen de solacaksın günün birinde
Aklına gelecek ayrılığımız
Pişman olacaksın günün birinde
Senin de saçına karlar yağacak
Senin de gözüne yaşlar dolacak
Elbette kalbini biri yakacak
Beni anacaksın günün birinde
Ne geri dönecek yolun olacak
Ne de tutunacak dalın kalacak
Korkarım pişmanlık sonun olacak
Yalnız kalacaksın günün birinde
Senin de saçına karlar yağacak
Senin de gözüne yaşlar dolacak
Elbette kalbini biri yakacak
Beni anacaksın günün birinde
padişah vezire sormuş: vezir! demiş
-eğitim mi önemli cibiliyet (soy-sop-mezhep) mi?
vezir düşünmeden cevap vermiş:
-cibiliyet padişahım.
padişah memleketin her yerine tellallar çağırtmış.
-duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın…
en iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış.
padişah hayvan…… eğiticisine sormuş:
-bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?
-altı ayda öğretirim padişahım.
altı ay dolmuş, huzura alınmış.
padişah:
-öğrettin mi?
-öğrettim padişahım.
saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş; padişah yine vezire sormuş: vezir! demiş.
-eğitim mi önemlidir cibiliyet mi?
vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. tabi altı aylık eğitimde boşa gitmiş.
vezir cevap vermiş.
-cibiliyet padişahım.
Önüne bir fare düştüğünde,
eline bir fırsat geçtiğinde,
çıkarı için vatanını satmaktan,halkını harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli kedilerden,
Rabbimiz bu memeleketi, bu milleti muhafaza kılsın.
Best Deal Ads :
